KAYBOLAN İNSANLIK

 Çok uzun zamandır şikayetçi olduğum sizin için ne derece önemli olduğunu bilmediğim ama benim fazlasıyla önemsediğim, fikirlerimi söylemek istediğim ve şu anki işleyişini değiştirmeyi hayal ettiğim bir konuyu konuşmak istiyorum.

İçinde bulunduğumuz bu evren var oluşundan beri pek çok çağa tanıklık etti. İnsanların şu ankinden çok farklı yöntemlerle anlaştığı, kıyafetin bile olmadığı ilkel çağlara ev sahipliği yaptı dünya. Yıllar geçtikçe teknolojiler gelişti; yaşadığımız şu çağda teknolojinin hayatımızda olmadığı tek bir alan bile yok. Her şey bu kadar gelişirken ilginç bir şekilde gerileyen bir şey var :İnsanlık. İnsan olarak geldiğimiz bu dünyada canavara dönüştük ve bu güzel dünyamızı bataklığımıza sürükledik. İnsanlık günler, aylar, yıllar geçtikçe yok olmaya başladı. Değinmek istediğim pek çok konu var aslında. Artan şiddet ve tecavüzler, cehalet. Bugün bu kalemi elime cehaleti ve kabalığı konuşmak için aldım.

Sosyal medyada desteklemediğim bir akım başladı. Sosyal medyanın hayatımızın neredeyse merkezinde olduğunu biliyoruz. Bu nedenle yaşantımızın bu akımdan etkilenmemesi imkansızdı.  Ne zaman başladığını bilmediğimiz bir şekilde çirkin ve kaba davranışlar “hoş” ; toplu yaşamanın gerektirdiği gibi insanların birbirine hoşgörülü ve kibar davranması “küçük” görülmeye başlandı. Rahat ve doğal olmak görgüsüzlükle karıştırılır oldu. Toplum içinde yapılmaması gereken birçok davranışı sergileyen ve bundan utanmayan insanları  “özgüvenli” ilan etmeye, onları alkışlamaya başladık.

Dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir devrinde cehalet bu kadar kutsanmamıştı. Kibar insanlar hiçbir zaman bu kadar aşağılanmamıştı. Toplu yemek yenen yerlerde bıçak kullanan insanları bile ‘kasıntı’ olarak nitelendiren insanlar gördüm. Duydukça şaşırıp kaldım.Anlam veremedim.

Kibar erkekleri futbol malzemesiyle ; kadınları prensesçilik oynamakla yaftaladık. Toplum içinde küfretmek ayıptı, saygısızlıktı. Ortamda kadın varsa böyle şeylere daha çok dikkat edilirdi. Şimdi çocukları dahi önemsemeden küfreden insanları gördükçe o kadar üzülüyorum ki. Erkek çocuklarına sanki gerekiyormuş gibi küçükken öğretilen küfürlerden bahsetmek bile istemiyorum. Belki de en acısı cinsiyetçilikle savaşmak zorunda olduğumuz şu zamanda o cinsiyetçi küfürleri ağzından eksik etmeyen kadınları görmek oldu. Kadınları önemseyen, birçok millet kadınları hor görürken kadına hak ettiği değeri veren millet bizim milletimiz, bizim Atatürk’ümüz değil miydi ?

Sınıfta kendimizden yaşça büyük öğretmenlere laf söylerken gocunmadık hiçbirimiz. Bunu yapanları sanki maçta gol atılmış gibi “ooo” sözleriyle karşıladık. Ben okula giderken metrobüs kullanıyorum. Ve öyle şeylere şahit oluyorum ki. Ağzını aça aça esnemekten, kendisi rahat etmek için önündekini arkasındakini ezmekten, yaşlılara yer vermemekten utanmayan ve uyuyor numarası yaparak övünen o kadar insan görüyorum ki. Boş metrobüse binmeyi zafer sanarken pek çok şeyi kaybettiğimizi farketmiyoruz bile. İnsanlara ses yükseltmeyi, tepeden bakmayı, egolu olmayı güzel bir şeymiş gibi karşılıyoruz artık ve bunu garipsemiyoruz.

“Dünyayı ben mi kurtaracağım ?” diye düşünmeyin. Ben bugün burada insanlara ulaşmaya çalışıyorum. Bu konuların dedikodu kadar, magazin haberleri ve programları kadar dikkat çekmesini ve o hızla yayılmasını çok isterdim. Ama eminim ki hayatımızı güzelleştirecek bir konuyu konuşmak yerine bize hiçbir faydası olmayan şeyleri yapmaya devam edeceğiz, her gün yaptığımız gibi. Keşke bunları yapmasak da keşke şu yükselen cehalete dur diyebilsek.

Çok böyle aman aman adab-ı muaşeret kurallarından bahsetmiyorum.Tekrar insan olmaktan, birbirimizi incitmekten korktuğumuz o zamanlara geri dönebilmekten bahsediyorum. Kimseye ahkam kesmek gibi bir niyetim yok. Akıl verecek kadar da ileri gidemem. Ama eğer bunu okuyan kaba biriyseniz davranışlarınızı düzeltmeye; eğer kibarsanız da çevrenizden bu halinize gelebilecek olumsuz eleştirilere kulaklarınızı kapatın. Kimsenin eleştirisini umursamayın falan demiyorum. Sadece sizi bu anlamda kötü etkileyebilecek insanları dinlemeyin.

“Dünyayı utanmak kurtaracak.”

-Efkar karakteri/ Familya

Bu konudan şikayetçiyken karşıma çıkan videosuyla yazıyı yazmamda bana katkısı olan Başak Kablan’a teşekkür ederim.

Yasenur Corcor