Dik Dur ve Gülümse

Bu yazıyı okumadan önce lütfen aynaya bak. Aynada gördüğün kişi o kadar değerli ki. Üzülmeyi de kırılmayı da hak etmiyor. Üzüntülerini, kırgınlıklarını bırak da gel.

Geçmişte olmuş ve zaman makinesi icat edilene kadar geri dönüp düzeltemeyeceğin şeylerin şu an yaşamakta olduğun hayatı kötü etkilemesine izin verme ve bu senin elinde bunu da hiç unutma. 

“Onu neden öyle yaptı?” “Neden öyle dedi?” gibi cevabını sadece onun bildiği sorulara cevaplar üretme.Belki bu soruların cevabını o bile bilmiyordur. Şu an bu halde olduğuna göre aranızdaki samimiyetin de bu soruları sormaya izin vereceğini sanmıyorum.  Unutma ki bütün ilişkilerde iki taraf da suçludur. Ne tamamen başkasını ne de tamamen kendini suçla. 

Hayatta her zaman her şeyi kontrol edemeyiz. Bazı şeyler o kadar zamansız gerçekleşir ki… Güneşli bir havada birden dolu yağmıştır ve senin şemsiyen yoktur. Islanmamak için acele etsen de bir saçak altına sığınmaya çalışsan da ıslanırsın. Aynı bunun gibi bazı şeylerden kaçamayız. Bunun dirençle ya da cesur olmakla alakası yok. Bir şey bitecekse biter, biriyle aranız bozulacaksa bozulur. Aranızdaki her şeyi bitirme noktasına geldiğiniz biriyle artık alttan alarak halledemezsiniz mesela. Zamanında alttan alarak halledebileceğiniz sorunlar çığ olup sizi bu noktaya getirirken sizden de ondan da bir şeyler eksiltmiştir. Son andaki çabayla bir şeyleri kurtarmak uzatmaları oynamaktan da farksız değildir. Çünkü artık bitmelidir. Ama biz hayatın karşımıza çıkaracaklarını bilmediğimizden donar kalırız. Hayatının her alanında planlı ve başarılı birinin bile hayatın ani kararları karşısında biçare kaldığını görürsünüz. 

Her şeyden önce biz birer insanız. Her zaman her şeye hazırlıklı olamayız. Plansız olabilir ve sonbaharda artık vakti dolduğu için rüzgarın ahengiyle düşen o sarı-kahverengi kurumuş yaprak gibi savrulabiliriz. Kimse bize ne üzüldüğümüz için ne de düştüğümüz için kızabilir. Bugün kahkahalar atarken, mutluluktan ağlarken yarın kanımız çekilmiş gibi hissedebiliriz. Ve bunun için dengesiz olmazsınız. Eğer hayatınızda sizi bunun için yadırgayan insanlar varsa bir noktada hata yapıyor olabilirsiniz. 

O hayatı sadece siz yaşıyorsunuz. Biri size ne kadar yakın olursa olsun sizi ne kadar iyi tanıyorsa tanısın o siz değil. Dolayısıyla sizi tam anlamıyla anlayamaz. Peki, sizi tam anlamıyla anlamayacak insanların sizin hayatınız hakkında ahkâm kesmesine neden kulak asıyorsunuz ? Her şeyden önce sadece kendimiz için yaşamayı öğrenmeliyiz. 

Şu an ne olduysa hayatında bir kenara bırak. Kaldır kafanı ve gülümse. Yaşanan her şey sana daha iyi bir hayat sunmak için yaşanıyor. Bu yüzden değiştiremeyeceğin şeyler için üzülme. Çünkü sen üzülmeyi hak etmiyorsun. 

Yasenur Corcor