GEÇMİYOR

    Geçmiyor. Kafamı duvarlara da vursam bağırsam da geçmiyor. Dillendirilmeyen acı kendiliğinden bitmiyormuş meğer. İçinde büyüyormuş. Ben geçer sandım. Ben konuşmazsam susarsam biter gider sandım. Susarsam dilimden dökülmediği gibi dışıma da yansımaz sandım. Eski çocuk neşemle etrafta bakarım, gözlerimin içi eskisi gibi güler sandım. Öyle olmuyormuş. Geç oldu ama öğrendim.

      Acımı kusmayı, bağıra çağıra kendimde ayakta duracak hal bırakmayana kadar ağlamayı öğrendim. Böyle geçmesi için bekledim ama böyle de geçiremedim.  Hani bir şarkısında diyor ya Mehmet Erdem “sussan olmuyor susmasan olmaz” diye. Susuyorum geçmiyor. Böyle de geçmiyor. Ne yapsam seni de iğrenç zehrini de içimden atamıyorum. Sevmenin fazlası zarar derlerdi hep. Sen benim için zehirsin. Etkisinin geçip gitmediği gibi öldürmeyi de beceremeyen bir zehir.

    Sevginin büyük olduğuna o kadar inandırdın ki ben benden başkasını da benden başka bir şeyi de böyle sevemezsin sandım. Ama sen gittiğin yeri benden daha çok sevdin. Benim de elimden beklemekten başka bir şey gelmedi.

Ama ben seni unutacağım.Hayatımda hiç olmamışsın gibi unutacağım hem de. Anılarını da hissettirdiklerini de sileceğim. Hayatımın tek bir zerresinde izini bırakmayacağım. Ne zaman yapabilirim bilmiyorum. Ama yapabileceğimden adım gibi eminim. Senin acın geçecek. Belki delecek öyle geçecek. Ama delse de yaksa da içimi küle çevirse de ben seni unutacağım.

Benim yaşayabilmem için senin benim için ölmen lazım. Benim yaşayabilmek için canımı yerinden sökmem lazım. Ve ben yaşamayı senden daha çok seviyorum. Gün gelecek adını sadece gülümsemeyle karşılayacağım. Başladığı gibi bitmek zorunda da olan eski bir hikaye olacaksın benim için. O zaman kazanacağım. Ben o zaman tekrar yaşamaya başlayacağım.

 

Yasenur Corcor